Op. Dr. Âzer Aras Uluğ
TürkçeEnglishGermanArabiaRussian
Menü

Deprem! Hepimize Geçmiş Olsun

Gaziantep-Kahramanmaraş Depremleri

6 Şubat 2023 yılında saatler gece saat 04:17’yi gösterdiğinde, dünyada belki de yeryüzünde milyonlarca yıl önce yaşanan felaketlerin biri ne yazık ki ülkemizde, Kahramanmaraş’ın Pazarcık ilçesinde Doğu Anadolu Fay hatlarının kırılması sonucunda ardı ardına iki büyük, 7.7 ve 7.6 büyüklüğünde deprem 24 saat içinde gerçekleşmiştir.

Deprem! Hepimize Geçmiş Olsun

Yaşanan deprem yüzyılın felaketi, asrın en büyük depremi olarak tarihte yerini almıştır. Deprem; Kahramanmaraş, Kilis, Diyarbakır, Adana, Osmaniye, Gaziantep, Şanlıurfa, Adıyaman, Malatya ve Hatay'da büyük yıkıma yol açtı. Bu büyük deprem, Kayseri, Sivas, Konya, Nevşehir, Mersin, Niğde Ve Doğu Anadolu bölgesinin bir çok şehirinde hissedildi.

Deprem, on ilimizi yerle bir etmiş, insanların hayatlarını kaybetmesine, evsiz yersiz yurtsuz kalmaları neden olmuştur. Deprem bölgesinde yaklaşık 13 milyon nüfus vardı. Bu gibi afetlerde en zarar gören toplumsal kesim hamileler, kadınlar ve çocuklardır. Bu depremden de sadece 3 ilde en az 35 bin gebenin depremden etkilendiği tahmin ediliyor.

Sadece Hatay, Adıyaman, Malatya’da toplam 35 binin üzerinde gebe nüfusu bulunuyor. Normal koşullarda toplumda gebelerin %20’sinde bir sağlık sorunu gelişmesi doğal kabul edilir (düşük vb). Yine gebelerin %15’inde doğum esnasında bir sıkıntı oluşabilir. Ve bunların %5 inde de sezaryene ihtiyaç duyulur.

Deprem gibi büyük travmalar yaşayan, göçük altında kalan hamilelerin bu süreçleri daha olumsuz etkileniyor. Bu nedenle devlet kurumlarının, özel sağlık kuruluşlarının ve sağlık gönüllülerinin bir an önce gebelere yönelik hizmetler takipler ve güvenli koşullarda doğum, sezaryen için ameliyathanelerin hizmet vermeye başlaması gerekiyor.

Deprem bölgesindeki organizasyonlarda gebelere öncelik verilmesi gerekir. Depremi yaşayan bölgelerdeki iklim koşulları, gıda ve temiz suya ulaşmadaki sorunlar, sağlık kurumlarının depremde hasar görmesi, sağlık hizmeti sunucularının da depremde hayatlarını kaybetmeleri; bölgedeki hamilelerde erken doğum yapmaları, düşükleri, anne ve bebek ölümlerini beraberinde getirecektir. Deprem bölgesinden doğum haberleri gelmeye başladı. Araç içinde, enkaz altında doğumların haberlerini sıkça duymaya başladık.

35.000 sayısının üstü, çok sayıda gebe depreme maruz kaldı, bir kısmı kurtuldu, bir kısmı göçük altında kaldı ama kurtarıldı. Bir kısmı hayatını kaybetti. Bu yazıyı kaleme almaktaki maksadım; depreme hamile iken maruz kaldığınızda, kendinizi ve bebeğiniz korumak için neler yapabilirsiniz?

Depremde hayatta kalabilmek ne tür fiziksel pozisyonları almalısınız? Depremde hayatta kalanlar veya göçük altında yapmanız gereken şeyler, kurtulduktan sonra sizi ve bebeğimizi bekleyen tehlikeler nelerdir? Ne yazık ki bu konuları, her ne kadar yazmayı ve konuşmayı çok istemesem de ülkemizde deprem gerçeğiyle her gün yüz yüze geliyoruz. Bundan ötürü, Türkiye’nin dört bir yanı deprem bölgesi olduğu için kendimizi, çocuklarımızı düşünerek hareket etmeliyiz.

Keşke oturduğumuz binaların gerçekten deprem yönetmeliğine uygun olduğundan emin olabilsek, ancak bizim ülkemizde 2. el araba alırken bu araba en az 2-3 defa ehil ustalara, eksperlere gösterilir ve kazası olup olmadığından emin olduktan sonra alınır. Çünkü yolda, belde bir sıkıntı çıkar mı diye kontrol ettirilir. Ama ev öyle mi? Maalesef körü körüne kiralıyoruz veya bütçemiz yetiyorsa satın alıyoruz.

Büyük büyük paralar ödediğimiz, krediler çekip bir ömür borçlandığımız evlerimiz, maalesef diri diri gömüleceğimiz soğuk mezarlarımız oluyor. On binlerce, 100 binlerce insanımızın canına mal olan, bu son yaşadığımız deprem umarım bizim tüm ülke olarak akıllarımızı başımıza getirir. Şimdi gelelim esas konumuza...

Deprem Anında Ne Yapabiliriz?

Deprem anında yapacaklarımıza, depreme özellikle gece yakalandıysanız, yatağınızın hemen yanına, kafa yastığınızı elinize alarak yuvarlanın. (ki bu alanlarda cam, ayna, kitap gibi büyük ve ağır objeler olmamasına özen gösterin) Dizlerinizi ve ayaklarınızı karnınıza çekerek cenin pozisyonu dediğimiz pozisyonda yan ve yastığı karnınızın önüne koyarak yatın. Bu şekilde hamileyken karnınızı korumanız mümkün olabilir.

Kafanızı korumak için de ellerinizi başınızın arkasına ensenize yerleştirin, kafanızı göğsünüze doğru yaklaştırın ve deprem bitinceye kadar bu şekilde yatarak bekleyin. Gece yatarken cep telefonunuza kolayca ulaşabileceğiniz bir mesafede koyarak uyuyunuz. Ve cep telefonunuzun bataryasının dolu olduğundan emin olunuz. Aile bireyleri içerisindeki diğer fertleri, çocuklarınız, eşiniz varsa anne babanızla deprem öncesinde güvenli bölge belirleyin ve bu bölgede deprem anında hepiniz buluşun.

Hayat üçgeni oluşturacak şekilde yere yatın. Güvenli bölgede su, kuru meyve, bisküvi ve kuru yemiş gibi yiyecekler, ayrıca sesinizi duyurabilmek için poşet içine konulmuş düdük, fener, pil gibi ihtiyaç duyabileceğiniz nesneleri deprem çantası adını verdiğimiz ve kolayca ulaşabileceğiniz küçük bir çanta oluşturunuz. Arama kurtarma çalışmaları sırasında, eğer hayatta kaldıysanız feneri kullanabilirsiniz.

Mutlaka evin içerisine güvenli bir alan bulunuz, kolayca düşebilecek mobilyaları kitaplık, elbise dolapları gibi duvarlara sabitleyiniz. Ayrıca deprem çantanızın içinde, kimlik fotokopiniz, değerli eşyalarınız, pasaportunuz, arabanın yedek anahtarı gibi hızlıca ulaşmamız gereken eşyaları da koyabilirsiniz. Deprem anında kaçmak için asla merdivenlere yönelmeyin. Cam kenarlarına, çıkma balkonlara yönelmeyin.

Can havliyle pencerelerden veya balkondan dışarıya atlamaya çalışmayın. Deprem anında, kapı girişlerinin altında, ayna, cam olabilecek yerlerde bulunmamaya çalışın, masa altı sandalye altına girmeyin. Deprem bittikten sonra bulunduğunuz evden hızlıca çıkıp uzaklaşın. Bunun içinde asansörü kesinlikle kullanmayın. Deprem anında kaçmak için merdivenleri kullanmayın. Deprem bittikten sonra tahliye için merdivenleri kullanabilirsiniz.

Hızlıca bulunduğunuz binadan uzaklaşıp, tüm aile bireylerinizle daha önceden planladığınız yerlerde buluşmak için oraya doğru seyahat ediniz. Diyelim ki bunları yapamadınız ve yahut ta maalesef göçük altında kaldınız. O zaman hayati fonksiyonlarınızı sürdürebilecek şekilde, aktivitede bulunmadan dinlenmeye çalışın.

Sesinizi nefesinizi tüketmeyin. Vücut enerji kaynaklarınızı hızlıca tüketmemek için sakin kalabilmeye çalışın, hızlı nefes alıp vermeyin, hızlı hareket etmeyin, göçük altında dayanma sürenizi hesap ederek bu tür davranışlardan uzak durun. Bu nedenle de zamanın büyük kısmını uykuda geçirmeye çalışarak, arama kurtarma ekipleri geldiğinde, sizi duyabilecekleri şekilde sesinizi çıkararak, düdüğü çalarak, karanlıkta feneri kullanarak, ekiplere sesinizi duyurabilirsiniz.

Göçük Altında Hamileyseniz

Göçük altında eğer hamileyseniz bebeğinizin hareketlerini takip edin, onunla konuşmaya çalışın, onunla iletişimde olduğunuzu ona hissettirmeye çalışın. Nefes çalışmaları yaparak, kendinizi sakin tutmaya çalıştıkça bebeğinizde bundan olumlu etkileyecektir. Nefes çalışması nedir? Burnunuzdan nefes alarak 1’den 3’e kadar yavaşça sayın, yine 1’den-3’ e sayarak nefesinizi tuttun. Aldığınız nefesin 2 katı hızda 1’den-6’ya kadar sayarak ağzınızdan nefesi verin. Nefesi alırken gül koklar gibi, verirken çorba üfler gibi verin.

Canım anne adaylarım, bunların ne kadar zor olduğunu bilsem de bunu yapmaya çalışacağınızdan eminim! Umut ediyorum ki göçük altından umarım uzun süre kalmadan kurtarılmışsınızdır. Kurtarılan sevgili anne adaylarım, sizi kurtaran arama kurtarma ekibi, en yakın sağlık kuruluşuna gönderilmek üzere zaten ambulansla sizi sevk edeceklerdir. Burada bebeğinizin kalp atışlarının kontrolü yapılacak size ve bebeğinize destek sağlayacak ünitelerde sağlık profesyonelleri yardım etmeye başlayacaktır.

Velevki arama kurtarma ekipleri sizi bulamadı ve kendi imkanlarınızla göçük altından çıktınız. Deprem anında vücudunuzda salgılanan strese bağlı hormonlar, özellikle de kortizol bebeğinizin, beyin ve sinir sistemi gelişiminde, ruh sağlığında ve fiziki gelişiminde ne yazık ki olumsuz etkileri olabilir. Bu nedenden ötürü depremi anında ve sonraki süreçte sakin kalabilmeyi öğrenmek, gevşeme ve meditasyon tekniklerini yapmak ve en önemlisi uzman bir psikologdan destek almak, en önemli adımınız olmalıdır.

Göçük altında kaldığınız da bebeğinizle iletişim kurmaya özen gösterin. Depremden kurtulduktan sonra, göçük altından çıktıktan sonra da aynı iletişimi bebeğinizle sürdürmeye çalışın. Psikolojik destekle beraber tıbbi yardım için mutlaka bir hekime başvurun. Başvurduğunuz hekim bebeğinizin kalp atışlarını kontrol edecek, bebeğinizin plasentasının ayrılıp ayrılmadığını, suyunun yeterli olup olmadığını rahim boynunda kısalma olup olmadığını size söyleyecektir. Çünkü bu durumları yaşamanız çok olasıdır. Bu tarz durumları yaşadığınız zaman ise gereken tıbbi tedaviyi hekimiz size başlayacaktır.

Yeterli sıvı alımı bebekler için olmazsa olmazdır. Bu nedenle de sıvıyı düzenli aralıklarla günde 2 ile 3 litre arası olacak şekilde, gün içindeki saatlere yayılacak bir planlama içerisine almalısınız. Düzenli ve dengeli beslenme de aynı şekilde çok önemlidir. Depremden sonraki süreçte, bebeğinizin fiziki gelişimi için proteinden zengin bir beslenme planı olmak üzere, sağlıklı dengeli bir diyet programı, hem sizin hem de bebeğinizin gelişimi için önemlidir.

Depremzede Bir Gebeyseniz

Eğer depremzede bir gebeyseniz kontrolleriniz diğer gebelere göre daha sık olacaktır. Yazık ki deprem hem size hayati risk oluşturduğu gibi hem de bebeğiniz hayati risk oluşturmaktadır. Çoğu depremzede hamile kadın, bebeklerini düşük yaparak kaybetmektedir. Bir çoğu da erken doğum yapmaktadır. Çünkü bu panikle, vücutta salgılanan hormonlar ve susuzluk erken doğum sürecini başlatmaktadır.

Vaktinden önce doğumlar bebeklerin kaybedilmesine yol açmaktadır. Bundan ötürü, Türkiye depreme yakalanmadan, depreme ait önlemleri almak, sağlıklı güvenli konutlar da oturmak önceliğimiz olmalıdır. Bu bizim vatandaşlık hakkımız, yasal hakkımız ve insan hakkımızdır. Gelecek kuşakların sağlıklı olması, hayatta olması bu koşulları sağlamamızla mümkün olabilecektir. Depremden sonra kurtarılan birçok hamilenin susuzluğa bağlı bebeklerinde non-reaktif NST dediğimiz, bebeğin kalp atışlarında istemediğimiz bir düzensizlikler görülmektedir.

Birçok sağlık profesyoneli bu durumu bilse de yine de bazıları NST deki sıkıntıları yorumlayıp gereksiz sezaryan yapılmasına sebebiyet vermektedir. Bundan ötürü de sıvı alımında dikkat etmek gereklidir. Bir sağlık kuruluşuna gittiğiniz zaman mutlaka hekiminize susuz olup olmadığınızı aç olup olmadığınızı ek olarak söylemelisiniz terinde olur. Depremin üzerinden yaklaşık 2 hafta geçti. Deprem bölgesinde şunda 6447 bebek dünyaya geldi. Bu doğumların ne yazık ki bir çoğunun vaktinden erken doğumlar olduğunu görmeye başladık. Bunların çok az bir kısmı enkaz altında dünyaya geldi. Önümüzdeki ay ise 10 bin bebek dünyaya geleceği öngörülüyor.

Yüksek stres düzeyinin erken doğumlara yol açabileceği buzun zamandan beri biliniyor. Halen Adana’da hekimlik yapan Türk Jinekoloji ve Obstetrik Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Cansun Demir, depremin travma etkisini gebelerde görmeye başladıklarını söyledi: “Adana depremden daha az etkilendi. Ama hem Adana ve çevre illerden hem de depremin yaşandığı bölgeden gebeler geliyor. Karnındaki bebeği ölen de var, erken doğum yapan da. Hepsinin nedeni belli değil ama depremden sonra artan hatta ciddi bir sıkıntı gözlüyoruz.” diye deprem sonrası beyanda bulunmuştur.

Güncelleme Tarihi: 25.02.2023
Op. Dr. Âzer Aras Uluğ
Editör
Op. Dr. Âzer Aras Uluğ
Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı
Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır.
Tanı ve tedavi için mutlaka hekiminize başvurunuz.
Hasta Yorumları
  • Keşke bu kadar ertelemeseydik.

    Sevgili Azer hocam, öncelikle iyiki varsınız iyi ki sizi tanımışım hayatımızda 12 yıl boyunca kaygılarımız oldu. Daha sonra sosyal medya üzerinden sizin paylaşımlarınızı takip etmeye başlad{...}

    04.02.2024
  • Labioplasti ameliyatımı da sizde olmaya karar vermiştim.

    Muhterem Doktorum Azer HanımSizinle tanıştığım ve hekimim olduğunuz için çok mutluyum. İlk jinekolojik muayenemi sizde oldum. Tüm gerginliğimi ve tedirginliğimi kendinden emin duruşunuz ve {...}

    08.01.2024
  • Okuyacak olan tüm bayanlara ışık ve cesaret olacak.

    Sevgili doktorum Azer Hanım, Biliyorum ki bu mektubum okuyacak olan tüm bayanlara ışık ve cesaret olacak. Yaşamış olduğum 3 normal doğum ve 1 kürtajdan ötürü vajinal genişleme ile oluşan {...}

    01.12.2023
Yorumlar
Bir sorunuz mu var?
İletişim Formu
Op. Dr. Âzer Aras UluğOp. Dr. Âzer Aras UluğKadın Hastalıkları, Kozmetik Jinekoloji ve Doğum
0501 242 1881
0501 242 1881
Web sitemizin kalitesini artırmak ve istatistikler oluşturmak amacıyla çerezler kullanılmaktadır. Devam etmeniz halinde çerez kullanımına izin verdiğinizi kabul edeceğiz.
Kapat